Anavatana Katılışının 80. Yılında Hatay Uluslararası Sempozyumu Gerçekleştirildi

Üniversitemiz ve Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezinin düzenlemiş olduğu Anavatana Katılışının 80. Yılında Hatay Uluslararası Sempozyumu 4-6 Nisan 2019 tarihlerinde Atatürk konferans Salonunda başarı ile tamamlandı.Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlayan sempozyum, Antakya Devlet Konservatuvarının hazırlamış olduğu Hatay Konseri ile devam etti. Konserin ardından açılış konuşmalarına geçildi.


 

Barış ve Kardeşliğin Sembolü
açılış konuşmalarında ilk sözü Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Hasan Kaya aldı. Rektör Kaya, Hatay’ın huzur ve güvenin var olduğu eşsiz güzellikler barındıran bir köşe olduğunu belirterek: “Tarih boyunca kadim medeniyetlerin merkezi olan, farklı dinleri, kültürleri ve anlayışları bünyesinde bulunduran, adını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği Hatay; kardeşlik ve barış içinde bir arada yaşama idealizminin sembollerinden biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hatay benim şahsi meselemdir.” dediği süreç ile başlayan mücadelede 29 Haziran 1939’da Meclis kendi iradesiyle Türkiye’ye katılma kararı almış ve TBMM kabulü ile Hatay, Türkiye’nin bir vilayeti olmuştur. Hatay’ın Anavatana katılışı Cumhuriyet ve siyasi tarihimizde önemli bir yer edinmiştir. Ortak bir çabanın ürünü olarak değerli tarih çalışmalarının anlatılacağı bu sempozyumda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.


Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Kaya’dan sonra kürsüye gelen Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan da Hatay’ın kadim bir şehir olduğunu ifade ederek: “Hatay’ın Anavatana katılışının yıldönümü, İngiltere ve Fransa arasında yapılan ve Osmanlı Devleti'nin Ortadoğu topraklarının paylaşılmasını öngören gizli Sykes-Picot anlaşmasını hatırlatmaktadır. 80 yıl önce Hatay’ın Anavatana katılması yolunda başta Milli Mücadelenin lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bir çok kişinin emeği, fedakarlığı ve gayreti vardır.” dedi.

Derin Kültürümüzü Gençlerimize Aktarmayı Hedefliyor
Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun ise “Benim için bu bölge çok değerli ve hassastır.  Hatay Kuvayı Milliye ruhu ile yerel insan kalitesinin buluşması sonucunda kurtulmuştur. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak geçmişten gelen derin kültürümüzü gençlerimize aktarmayı hedefliyor ve bunun için çaba sarfediyoruz. Bu sebeple Anadolu Tarih ve Kültür Birliğini kurduk. Coğrafyaya dost olan, tarih seven, sosyolojiyi merak eden, mimari başta olmak üzere şehircilik anlayışı olan bir nesil yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı tarafından kurulan bu birliğin katılımcıları gönüllü lise öğrencilerinden oluşmaktadır. Biz de Bakanlık olarak bu tür kültürel çalışmalara elimizden geldiği kadar iştirak etmeye çalışıyoruz. Bu tür sempozyumlarda artık gençlerin de müzakereci olarak katılmasını istiyoruz. Bu sempozyumda başta Sayın Valim olmak üzere katkısı olan herkese teşekkür ediyorum.” dedi
 


Bin Yıldır Bu Topraklarda Yaşamaktayız
Son olarak kürsüye gelen Hatay Valisi Rahmi Doğan “Bugün içerisinde yaşamış olduğumuz sürece baktığımızda bu coğrafyanın ne kadar değerli olduğunu görmekteyiz. Bin yıldır bu topraklarda yaşamaktayız. Hatay’ı anlatırken medeniyetler şehri olarak anlatıyoruz. Yüzyıllarca yaşamış medeniyetler olmuş bu topraklarda ama biz bin yıl yaşamış bir toplumun evlatları olarak bu coğrafyanın zor şartlarına rağmen ayakta durabilmeyi başarmışız. Günümüze baktığımızda tam yüzyıl önce bu coğrafyada yaşananların şimdi tekrar benzer bir şekilde coğrafyamızda uygulanmaya başlandığını görmekteyiz. 2011 yılında başlayan Suriye Krizinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti yapılması gerekeni yapmıştır. Biz eğer Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonunu yapmamış olsaydık bugün Hatay’da, Kilis’te, Urfa’da hatta Konya’da Ankara’da bombaların hedefi durumundaydık. Bitti mi? Bitmedi tabiki. Yapmamız gerekenler elbette var. Eğer biz bu coğrafyada güvenli alan olarak tabir ettiğimiz bu bölgelerde gerekli tedbirleri almasaydık milletimizin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde güvenli bir şekilde yaşaması mümkün olmayacaktı. Bugün Hatay Valisi olarak, Zeytin Dalı Harekat Bölgesinden sorumlu bir kişi olarak şunu ifade etmek isterim ki bu bölge gerçekten çok önemli. Bu coğrafya tarih boyunca şiddetli çatışmaların olduğu bir bölgedir. Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir.” dedi.

04-06 Nisan 2019 tarihleri arasında gerçekleşen sempozyumda Hatay’ın tarihi, coğrafi, sosyal ve kültürel zenginlikleri ile Anavatana kalıtışından günümüze kadar olan süreçte Hatay’da yaşanan dönüşüm, yeni bilgi ve belgelere dayalı olarak ele alındı. Sempozyumda “Tarihi ve Coğrafi Açıdan Hatay”, “Atatürk ve Hatay”, “Hatay’ın İdari ve Siyasi Yapısı”, “Hatay’ın Ekonomik Yapısı” ve “Günümüzde Suriye Olayları ve Hatay” konulu bildiriler sunuldu.


Sempozyuma başta Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Hasan Kaya, Hatay Valisi Rahmi Doğan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, ATAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan, Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, Antakya Kaymakamı Orhan Mardinli, İl Jandarma Komutanı Albay Uğur Ertekin, Hatay’ın önemli isimlerinden Hatay Devleti Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’in torunu Tarık Sökmenoğlu, Hatay Devleti Başbakanı Abdurrahman Melek’in torunu Mehmet Melek, Hatay Devleti Millet Meclisi Reisi Abdulgani Türkmen’in torunu Dr. Abdulgani Melek ve dönemin tanıklarından Ömer Bayraktar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.